"Deneyimsiz eleman aramıyoruz." Cümle yeni değil. Yenisi şu: artık deneyimsiz elemana verilecek iş de aramıyorlar.
Yeni mezunun sorunu yetenek değil. Kapı.
Giriş seviyesindeki işler daraldı. Daraltan şey ekonomi değil, o işlerin çoğunun tekrar eden ve kuralı yazılabilen işler olması.
Kapanan şey kapasite değil, giriş kapısı
Şirketler eskiden junior alıp yetiştiriyordu. Yetiştirmenin bir bedeli vardı ama bir de karşılığı: ucuz emek.
O ucuz emeğin yaptığı işler belliydi. Rapor derlemek, veri temizlemek, dosya hazırlamak, ilk taslağı çıkarmak, araştırma özeti yapmak.
Bu işlerin büyük kısmı bugün modelle yapılıyor. Sonuç: junior'ın öğrenerek büyüdüğü basamak ortadan kalktı.
Kanarya kuşağı
Madenciler kafeste kanarya taşırdı. Kuş, gazı insandan önce hissederdi.
Yeni mezunlar bugün o konumda. Yapay zekânın işgücüne etkisi önce onlarda görünüyor, çünkü en standart işleri onlar yapıyordu.
Bu yüzden "yeni mezunlar iş bulamıyor" cümlesini bir kuşak yakınması gibi okumak yanlış. Bu bir erken uyarı. Aynı basınç, tekrar eden işler yapan her seviyeye doğru ilerliyor.
Diploma bir vaat, kayıt bir kanıt
İşveren tarafında değişen şey şu: doğrulanabilir kanıt istiyorlar.
Diploma, "bunu öğrenebilir" diyor. Bitirilmiş bir iş, "bunu yaptı" diyor. Aradaki fark, işe alım riskinin kime ait olduğu.
Bugün fark yaratan şey not ortalaması değil, ortada duran iş. Küçük olsun, gerçek olsun, tarihi ve kapsamı belli olsun.
Portföy değil, sicil
Portföy kelimesi yanıltıyor. Çoğu portföy, okul projelerinin bir arada durduğu bir klasör.
Sicil farklı. Sicilde şu üçü var: birinin işine yaramış bir çıktı, ne zaman yapıldığı ve senden başka birinin doğrulaması.
Komünite'de Fabrika bunun için var. Bir üyenin çıkardığı iş kamusal bir kayda giriyor. Kapalı klasörde duran iş kimseye bir şey anlatmıyor.
Staj tek yol değil
Staj hâlâ değerli ama tek kapı değil ve giderek daralan bir kapı.
Alternatif basit: birinin gerçek problemini çöz. Küçük işletmeler, dernekler, tanıdık esnaf, ilk yıl bir üniversite kulübü. Bunların hepsinde çözülmeyi bekleyen sıkıcı işler var.
Ücretsiz çalışmayı savunmuyoruz. Küçük de olsa bir ücret iste. Ücret, işi ciddiye alınmış bir teslimata çeviriyor ve karşı taraf dürüst geri bildirim veriyor.
Yapay zekâyı rakip değil, kaldıraç say
"Model işimi elimden aldı" cümlesi yarım. Model, standart işi aldı.
Bunun anlamı şu: standart işi yapabilmek artık ayırt edici değil. Ayırt edici olan, modelin çıktısını değerlendirebilmek.
Bugün bir yeni mezunun en hızlı avantajı burada. Modelle çalışmayı bilen, çıktıyı kontrol eden ve hatayı yakalayan biri, kıdemli birinin yerini almıyor ama masaya oturuyor.
Öğrenmeyi işe bağla
Kurs biriktirmek bir strateji değil. Sertifika, kayıt sayılmıyor.
Öğrendiğin şeyi bir işe bağla. Bir aracı öğrendiysen onunla birinin problemini çöz. Sonucu yaz: ne yaptın, ne kadar sürdü, ne değişti.
Bu üç satır, on sertifikadan daha çok kapı açıyor. Çünkü işveren kursun içeriğini bilmiyor, ama teslim edilmiş bir işi okuyabiliyor.
Ağ, ilan panosundan hızlı
İlanlara başvurmak en kalabalık kanal. Yüzlerce başvuru arasında bir isim olmak zor.
Daha hızlısı: seni tanıyan biri. Ama "iş var mı" mesajı çalışmıyor. Çalışan şey somut bir şey göstermek.
Bir işi bitir, gösterebileceğin hâle getir ve o alandaki insanlara sor: bunu kim kullanabilir? Soru, talepten daha kolay cevaplanıyor.
Mülakatta anlatılacak tek şey
Mülakatta en çok sorulan soru "kendinden bahseder misin" değil, aslında şudur: bu kişi işi teslim eder mi?
Cevabı hikâyeyle değil örnekle veriyorsun. Bir işi seç, üç dakikada anlat: problem neydi, ne yaptın, nerede tıkandın, nasıl çözdün, sonuç ne oldu.
"Nerede tıkandın" kısmını atlama. Tıkanmayı anlatan aday, her şeyi bilen adaydan daha güvenilir duruyor. Çünkü işin gerçekte nasıl geçtiğini bilen biri gibi konuşuyor.
Beklerken sicil biriktir
İş arama süreci uzuyor. O süre boş geçerse iki kayıp birden yaşanıyor: gelir ve moral.
Haftada bir küçük teslimat kuralı koy. Küçük olsun, bitmiş olsun, görünür olsun. Sekiz hafta sonra elinde sekiz kayıt oluyor.
Bu kayıtlar yalnızca işverene bir şey anlatmıyor. Sana da anlatıyor: bu süreçte durmadığını gösteriyor ve mülakat masasına farklı bir enerjiyle oturuyorsun.
Yalnız arama
İş arama tek başına yapılan en yorucu işlerden biri. Kimse ilerlemeni görmüyor, kimse geri bildirim vermiyor.
Küçük bir grup kur. Haftada bir yarım saat: bu hafta ne yaptın, nerede tıkandın, gelecek hafta ne yapacaksın.
Aynı mekanizmayı solopreneur yalnızlığı yazısında anlattık. İş ararken de aynı şey geçerli: eksik olan motivasyon değil, dışarıdan gelen bir tarih.
Şirketler ne kaybediyor
Bu madalyonun diğer yüzü. Junior almayan şirket kısa vadede maliyet düşürüyor.
Orta vadede başka bir fatura geliyor: kıdemli açığı. Kıdemli dediğimiz kişi, junior olarak başlayıp yıllar içinde yetişen kişidir. Giriş kapısını kapatan şirket, üç yıl sonra kendi orta kademesini dışarıdan ve pahalıya arıyor.
Ayrıca bir şey daha kayboluyor: kurum içi öğretme kası. Kimseyi yetiştirmeyen ekip, birkaç yıl içinde yetiştirmeyi de unutuyor.
Yeni giriş kapısı: küçük ve gerçek işler
Kapı kapanmadı, yeri değişti.
Bugünün giriş kapısı bir pozisyon değil, bir teslimat. Küçük bir iş al, bitir, kaydını bırak. Sonra ikincisini al.
Üç teslimattan sonra elinde bir sicil oluyor ve konuşma değişiyor. Artık "bana bir şans verin" demiyorsun, "şunu yaptım" diyorsun.
Hangi işler daralmadı
Her giriş kapısı aynı hızda kapanmadı. Daralma en çok, çıktısı standart ve kontrolü kolay işlerde oldu.
Daralmayan taraf şurası: fiziksel iş, müşteriyle yüz yüze geçen iş, sorumluluğu yüksek iş ve düzenlenmiş meslekler. Ayrıca modelin çıktısını denetleyen işler büyüyor.
Kariyerini seçerken bu ayrımı hesaba kat. Model çıktısını kontrol eden bir rol, modelle rekabet eden bir rolden daha uzun ömürlü.
Sınır: bu yol da kolay değil
Dürüst olalım. Bu tavsiye "hemen kendi işini kur" demek değil.
Kendi işini kurmak düzensiz gelir demek ve yeni mezunun çoğu zaman buna dayanacak tamponu yok. Ayrıca ilk müşteriyi bulmak, ilanı doldurmaktan zor.
Gerçekçi yol karma: iş aramayı bırakma, ama beklerken kayıt biriktir. İki kanal aynı anda çalışsın. Kayıt biriktikçe ilan kanalındaki şansın da artıyor.
Kimin sorumluluğu
Bu sorunun tamamını yeni mezunun sırtına yıkmak kolaycılık.
Eğitim tarafı hâlâ üç yıl önceki işgücünü hedefleyerek program yazıyor. Şirketler yetiştirme maliyetini tamamen dışarıya devretmiş durumda. İkisi de değişmeden yük bireyde kalıyor.
Ama beklemek bir strateji değil. Sistem değişene kadar geçen süre, bir insanın ilk üç yılı. O üç yılı beklemekle geçirmek, en pahalı seçenek.
Bu ay yapılacak
Üç yüz ilana başvurma. CV şablonu değiştirme.
Tanıdığın bir yerde, elle yapılan sıkıcı bir iş bul. Küçük bir ücretle çöz. Ne yaptığını, ne kadar sürdüğünü ve neyi değiştirdiğini yaz. Sonra ikincisini bul.
İkinci işte birinci işten daha hızlı olacaksın. Öğrenme eğrisi orada başlıyor, kursta değil.
Kanarya kafeste kalmak zorunda değil. Ama kapıyı kimse açmıyorsa, kendi kapını açmayı öğrenmen gerekiyor.