Avukatsın. Aklında bir ürün fikri var.
Kod bilmiyorsun ve mesele sandığın kadar kod meselesi değil.
En zor kısım şu: mesleki sorumluluğun bu üründe nerede duruyor? Bu yazı o soruyu ve sırasını anlatıyor.
Alan bilgin en pahalı girdi
Modelin senden alacağı en değerli şey, hangi çıktının kabul edilebilir olduğu bilgisi.
Hangi cümle taahhüt sayılıyor, hangi ifade eksik kalırsa iş bozuluyor, hangi sıra atlanamıyor? Bunları bilen az insan var.
Bu bilgi de yıllar içinde birikmiş bir bilgi. Kimse bir hafta sonunda edinemiyor ve model de senden alıyor.
Bu bilgi bir avantaj. Tek başına bir ürün fikri değil.
Avantajı kullanmak da bir seçim. Alan bilgisini yazıya dökmeyen uzman, onu ürüne taşıyamıyor.
Ürün fikri, senin bildiğin bir şeye başkasının ihtiyaç duymasıyla başlıyor. İkisi aynı şey değil ve karıştırıldığında çok emek boşa gidiyor.
İhtiyacı doğrulamak da uzun sürmüyor. Aynı işi yapan üç meslektaşına son nasıl yaptıklarını sormak bir haftalık iş.
Önce kendi masan
Müşteriye satacağın şeyden başlama. Kendi işini kolaylaştıran bir şeyden başla.
Son on işinde hangi adım her seferinde tekrarlandı? Hangi belgeyi her seferinde aynı biçimde hazırladın?
O adım ilk ürün adayı. Kendi masanda çalıştığında, ihtiyacın gerçek olduğundan da emin oluyorsun.
Adayın ürün olup olmayacağını da zaman söylüyor. Üç ay kullandığın bir araç, satılabilir bir araç adayı.
Bu sıra ayrıca risk düşürüyor. Kendi işinde yanlış çıkan bir çıktıyı sen fark ediyorsun; müşteride yanlış çıkanı müşteri fark ediyor.
Kendi işinde biriken kayıt da ikinci faydası. Üç ay sonra elinde gerçek kullanım örnekleri oluyor.
Çıktının ne olduğunu yaz
Bir ürünün ekranında görünmesi gereken ilk şey, çıktının ne olduğu.
Bu bir görüş mü, bir taslak mı, bir kontrol listesi mi? Üçü farklı sorumluluk taşıyor ve kullanıcı da farklı davranıyor.
Üçünü aynı üründe karıştırma da. Kullanıcı hangi ekranda ne aldığını bilmiyorsa, en riskli yorumu yapıyor.
Yazmadığında kullanıcı en güçlü yorumu yapıyor. Taslak olarak ürettiğin bir metin, karşı tarafta görüş sayılıyor.
Bu cümleyi ürünün içine koy, kullanım koşullarının dibine değil. Okunmayan bir yerde duran sınır, sınır sayılmıyor.
Cümleyi kısa yaz. Uzun bir uyarı metni okunmuyor; tek satırlık bir etiket okunuyor.
Meslek kurallarını erken sor
Mesleğinin kendi kuralları var ve bu kurallar ürün kararlarını da belirliyor.
Ne söyleyebilirsin, nasıl tanıtabilirsin, hangi ilişkiyi kurabilirsin? Bu soruların cevabı bu sayfada değil; kendi barında, odanda ya da danışmanında.
Cevapları ürün fikrini yazarken sor, yayına çıkarken değil. Geç sorulan soru çoğu zaman ürünü değil, tanıtımı ve iş modelini değiştiriyor.
Sorarken de somut git: şu çıktıyı şu kişiye şu biçimde sunacağım. Soyut soru soyut cevap alıyor.
Aldığın cevabı da yaz. Altı ay sonra aynı soruyu yeniden sormak zorunda kalmıyorsun ve ekibe de anlatabiliyorsun.
Yanlış çıktının bedelini hesapla
Her alanın hata maliyeti farklı. Bir tarif önerisi yanlış çıktığında yemek bozuluyor; bir hak düşürücü süre yanlış çıktığında dava kayboluyor.
Ürünün hangi bandında çalıştığını baştan yaz. Yüksek bedelli alanlarda çıktı doğrudan kullanıcıya gitmiyor; bir uzmanın önünden geçiyor.
Bu akış aynı zamanda bir iş modeli. Uzman kontrolü, ürünün hem güvencesi hem fiyat gerekçesi olabiliyor.
Bu, ürünü değersizleştirmiyor. Aksine, satılabilir yapan şey çoğu zaman bu kontrol katmanı oluyor.
Kontrolü de ürünün parçası olarak tasarla. Sonradan eklenen onay adımı, kullanıcı akışını bozuyor.
Kontrolün kimde olduğunu da yaz. Uzman inceleyecekse o uzmanın kim olduğu ve ne kadar sürede baktığı ürünün sözünün parçası.
Kabul ölçütünü sen yazıyorsun
Bir geliştirici senin alanında neyin doğru olduğunu bilmiyor. Model de bilmiyor.
Çıktının hangi koşulda kabul edileceğini yazan tek kişi sensin. "Şu alan boşsa üretme", "şu ifadeyi asla kullanma", "kaynağı gösteremiyorsan durdur".
Bu cümleler kabul koşulu olarak ürünün içine giriyor ve kodun kendisinden daha belirleyici oluyorlar.
On beş cümlelik bir liste, çoğu mesleki üründe kalitenin tamamını taşıyor.
Listeyi de kendi hatalarından büyüt. Yanlış çıkan her çıktı, listeye bir satır ekliyor.
Veri sınırını meslek kuralıyla birlikte oku
Müşteri dosyası çoğu meslekte en dar veri kategorisinde duruyor.
İlk denemede gerçek dosya kullanma. Kurgusal bir örnekle çalış ve hangi ortamın kullanılabileceğini önceden netleştir.
Bu soru yalnız teknik bir soru da değil. Mesleki sır yükümlülüğü, veri mevzuatından ayrı bir katman.
İki katmanı ayrı ayrı sor. Birinin cevabı diğerinin cevabını vermiyor ve ikisini birlikte soran çoğu zaman eksik cevap alıyor.
Şirket verisi yasakken çalışmanın yöntemi burada da işliyor: öğrenilecek şey görev tarifi, verinin kendisi değil.
Kurgusal örneği hazırlamak da mesleki bilgini kullandığın bir iş. Neyi eksik bırakacağını seçerken aslında kritik alanları yazmış oluyorsun.
Kod kısmı en kolay kısım
Bütün bunlar yazıldığında geriye kalan iş, bugünün araçlarıyla yapılabiliyor.
Davranışı cümleyle tarif ediyorsun, kabul koşullarını veriyorsun, çıktıyı kendi bilginle kontrol ediyorsun. Kodlama ajanını yönetmek ayrı bir rehberde duruyor.
Zor kısım hep aynı yerde: neyin doğru olduğuna karar vermek. O karar zaten senin mesleğin.
Bu yüzden bir geliştiriciyle çalışsan bile bu işi devredemiyorsun. Kodu o yazıyor, kabul koşulunu sen yazıyorsun.
Bu yüzden alan uzmanının ürünü, geliştiricinin ürününden farklı bir yerden güç alıyor.
Nerede biter
Bir uzmanın tek başına çıkarabileceği şey belli: kendi işini hızlandıran, dar kapsamlı ve kontrol katmanı olan bir araç.
Giriş sistemi, ödeme, çok kullanıcılı veri erişimi ve ölçekli işletme bunun dışında. Bu katmanlarda kodu okuyabilen birine ihtiyacın var.
Bu ihtiyaç ilk sürümde çıkmıyor da. Kendi masanda çalışan bir araçta giriş sistemi bile gerekmiyor.
Sınırı bilmek de ilerlemeyi hızlandırıyor. Nerede duracağını bilen kişi, her adımda tereddüt etmiyor.
Tereddüt de en pahalı kalem. Bilinmeyen bir sınırın önünde duran proje, aylarca aynı yerde bekliyor.
Ortak çalışacağın kişiyi de erken bul. Ürün büyümeden kurulan teknik ortaklık, büyüdükten sonra kurulandan kolay.
Erken bulmanın bir sebebi daha var: teknik kişi de ürünün mantığını baştan öğrenmiş oluyor ve sonraki her karar hızlanıyor.
Kim için
Kendi mesleğinde tekrar eden bir işi olan avukat, hekim, eczacı, mühendis, öğretmen ve mali müşavir için.
Alanında yıllar geçirmiş herkes için. Değerli olan şey kıdem değil, hangi çıktının kabul edilebilir olduğunu bilmek.
Mesleki mevzuat yorumu arayan için değil. Bu sayfa hangi soruyu kime soracağını ayırıyor; cevabı meslek kuruluşun ve danışmanın veriyor.
Bugün yapılacak tek şey
Ürün fikrini anlatma.
Son on işini aç ve her seferinde tekrarlanan adımı bul. Yanına üç satır yaz: çıktı ne, hangi koşulda kabul ediyorum, yanlış çıkarsa ne olur?
Üçüncü satır en önemlisi. Cevabı ağırsa, ürünün ilk sürümü kontrol katmanıyla birlikte tasarlanıyor.
Cevabı hafifse de iyi haber: o işi bugün başlatabilirsin.