Ekranları tasarlıyorsun. Dosya güzel duruyor.
Sonra çalışan bir şeye dönüşmesi için birini bekliyorsun.
Bekleme süresi projenin kendisinden uzun oluyor. Bu yazı o beklemeden çıkmayı anlatıyor.
Tasarım dosyası ürün değil
Figma dosyası ekranları anlatıyor. Ürün ise durumları taşıyor.
Veri yüklenirken ne oluyor? Liste boşken ekran ne gösteriyor? Kullanıcı yanlış bir şey yazdığında ne diyor?
Bu üç soru tasarım dosyalarında çoğu zaman cevapsız duruyor. Çalışan üründe cevapsız kalamıyor.
Cevapsız bırakıldığında da bir şey oluyor: araç kendi varsayılanını koyuyor ve o varsayılan genellikle kötü duruyor.
Geçişin ilk adımı da bu: her ekranın dört hâlini çiz. Normal, boş, yüklenen, hatalı.
Bu dört hâli çizen tasarımcı, zaten ürün düşünmeye başlamış oluyor.
Dört hâl aynı zamanda işin gerçek büyüklüğünü de gösteriyor. Tek ekran dört ekrana çıkıyor ve kapsam kararı burada veriliyor.
Avantajın nerede
Tek kişilik ürünlerde en sık eksik olan şey akış duyusu.
Araçlar ekran üretiyor ama hangi ekranın neden yanlış durduğunu söylemiyor. O yargı sende.
İkinci avantajın da ayrıntı. Boşluk, hiyerarşi, okunurluk ve kelime seçimi; bunların hepsi ürünün kullanılabilirliğini belirliyor.
Bu iki avantaj öğrenilmesi zor şeyler. Kodun bir kısmını üretmek ise artık çok daha kolay.
Bu yüzden geçiş sandığından kısa. Eksik olan parça, senin zaten en güçlü olduğun parça değil.
Geçişin zor kısmı da teknik değil. Bitmemiş, çirkin ve yarım bir şeyi yayına koymayı öğrenmek; tasarımcı için asıl zorluk bu.
Ama bu da öğreniliyor. İlk yayına alınan yarım ürün, ikincisinde çok daha kolay çıkıyor.
Eksik olan şey daha çok cesaret. İlk çalışan ekranı çıkarmak, öğrenmenin geri kalanını kendiliğinden getiriyor.
Tek akışla başla
İlk ürünü bir uygulama olarak düşünme. Tek bir akış olarak düşün.
Kullanıcı giriyor, bir şey yapıyor, bir sonuç alıyor. Üç adım.
Ayarlar, profil, bildirim ve yönetim ekranları ilk sürümde yok. Hepsi sonra eklenebiliyor.
Giriş sistemi de çoğu ilk üründe gereksiz. Tek kullanıcılı bir araç, giriş olmadan da çalışıyor ve çok daha hızlı çıkıyor.
Tek akış hem bitirilebiliyor hem sınanabiliyor. İlk sürümü daraltmak ayrı bir rehberde daha ayrıntılı duruyor.
Akışı seçerken de kendi işinden bir problemi al. Tanıdığın problem, tanımadığın problemden çok daha hızlı ilerliyor.
Tasarımcı için en yakın problem de genellikle kendi iş akışında duruyor: dosya düzeni, müşteri geri bildirimi, teslim takibi.
Bileşen değil ekran kur
Tasarımcı refleksi önce sistem kurmak oluyor: renkler, tipografi, bileşen kütüphanesi.
İlk üründe bu sıra ters çalışıyor. Sistem kurmak haftalar alıyor ve ortada henüz sınanacak bir şey olmuyor.
Önce tek ekranı çalışır hâle getir. İkinci ekranda tekrar eden bir şey görürsen o zaman bileşene çevir.
Sistem üçüncü ekranda kendiliğinden doğuyor ve doğduğunda gerçek ihtiyaca göre şekillenmiş oluyor.
Doğan sistemi de küçük tut. Üç renk, iki yazı boyutu ve dört boşluk değeri; ilk ürün için fazlası bile.
Baştan kurulan sistem ise çoğu zaman kullanılmayan bileşenlerle dolu kalıyor.
Bu, tasarım sistemine karşı bir itiraz değil. Sadece sıraya dair: sistem üründen sonra geliyor, önce değil.
Metni kendin yaz
Üründeki metin, tasarımın bir parçası ve çoğu zaman en çok fark yaratan parçası.
Düğme etiketi, boş ekran cümlesi, hata mesajı ve onay metni; bunlar kullanıcının okuduğu her şey.
Araçların ürettiği varsayılan metinler genellikle genel ve soğuk oluyor. Değiştirilmediğinde ürün de yapay duruyor.
Her metni kendi kullanıcının diliyle yaz. "İşlem başarısız" yerine "Dosya çok büyük, 10 MB altında dene".
Hata mesajında ne yapılacağını da söyle. Sorunu bildiren ama çözümü söylemeyen mesaj, kullanıcıyı yarı yolda bırakıyor.
Bu tek alışkanlık, ürünü profesyonel gösteren en ucuz hamle.
Metinleri bir listeye de çıkar. Bütün metni yan yana okuduğunda ton tutarsızlıkları hemen görünüyor.
Gerçek veriyle çalış
Tasarımda kullanılan örnek isimler ve kusursuz metinler, üründe karşılığını bulmuyor.
Gerçek veri uzun, eksik ve düzensiz geliyor. Uzun bir isim tasarımı bozuyor, boş bir alan hizalamayı kaydırıyor.
İlk günden gerçekçi veriyle çalış. Uzun metinler, eksik alanlar ve çok sayıda kayıt koy.
Bir de hiç kayıt olmayan hâli koy. Çoğu kullanıcının ilk gördüğü ekran o.
Boş ekranı da bir fırsat olarak kullan. Orada ne yapılacağını anlatan tek bir cümle, en çok okunan cümle oluyor.
Bu hâlleri erken görmek, sonradan yapılacak düzeltmelerin çoğunu ortadan kaldırıyor.
Aynı şey mobilde de geçerli. Ürünün ilk açıldığı yer çoğu zaman telefon oluyor ve tasarım masaüstünde yapılıyor.
Kendi kullandığın şeyi çıkar
İlk ürünü başkası için değil kendin için yap.
Kendi kullandığın ürünün eksiğini hemen fark ediyorsun. Başkası için yapılan üründe geri bildirim beklemek gerekiyor.
Kendi kullanımın ayrıca ilk sınamayı da veriyor. Bir hafta kullanıp bırakıyorsan, başkası hiç başlamıyor demektir.
Bırakma sebebini de yaz. Kendi ürününü neden kullanmadığını bilmek, ikinci sürümün en net girdisi.
Sonra çevrendeki benzer işi yapan bir kişiye ver. Onun takıldığı yer, ikinci sürümün gündemi.
İkinci kişiye geçmeden de düzelt. Aynı hataya iki kişinin takılmasını izlemek, zaman kaybı.
Bu sıra, tasarım dosyasında hiç göremeyeceğin şeyleri gösteriyor.
Gösterirken de anlatma. Görevi ver ve izle; açıkladığın her yer, üründe düzeltilecek bir yer.
Sınırı bil, geliştirici gerektiğinde çağır
Tek başına ilerlemenin bir sınırı var ve sınırı bilmek bir zayıflık değil.
Ödeme, kişisel veri, çok kullanıcılı yetkilendirme ve ölçek; bu dördü çıktığında birine sorman gerekiyor.
Sormak da baştan bir ekip kurmak demek değil. Bir kez bakan bir geliştirici çoğu zaman yeterli oluyor.
Sorarken de kendi kurduğun şeyi göster. Çalışan bir ürünle gelen tasarımcı, fikirle gelenden çok farklı karşılanıyor.
Soruyu da dar sor. "Şuna bakar mısın" yerine "bu üç şey güvenli mi" sorusu, yarım saatte cevaplanıyor.
Bu arada öğrendiğin şey de kaybolmuyor. Ürünün nasıl çalıştığını bilen tasarımcı, ekipte de daha güçlü duruyor.
Geliştiriciyle konuşman da değişiyor. Neyin kolay neyin zor olduğunu bildiğinde tartışma tahminden çıkıyor.
Kim için
Ekran tasarlayan ve çalışan bir şey çıkarmak isteyen UI/UX tasarımcıları, ürün tasarımcıları ve görsel tasarımcılar için.
Ajans işinden ürün işine geçmek isteyenler için de aynı sıra geçerli. Orada değişen tek şey ürünün kime ait olduğu.
Kurumsal ölçekte bir ürün planlayan için değil. Burada anlatılan şey, tek akışlı ve bakımı sende olan bir ilk sürüm.
Ekip içinde çalışan tasarımcılar için de yarım. Orada asıl fayda ürün çıkarmak değil, prototipi kendin kurabilmek.
Bugün yapılacak tek şey
Yeni bir tasarım dosyası açma.
Elindeki ekranlardan birini seç ve dört hâlini yaz: normal, boş, yüklenen, hatalı. Her hâl için de görünecek metni kendi cümlenle yaz.
Sonra o tek ekranı çalışır hâle getir ve içine gerçekçi veri koy. Uzun bir isim, boş bir alan ve hiç kayıt olmayan hâl.
Çalışan tek bir ekran, bitmiş bir dosyadan çok daha fazlasını öğretiyor.