Ödeme düğmesi çalışıyor. Test kartı geçiyor, teşekkür ekranı açılıyor.
Bu, zincirin başı.
Müşteri satın alıyor, ürüne erişiyor, gerekirse iptal ya da iade istiyor, gelir sana aktarılıyor ve muhasebe kaydına giriyor. Zincirin herhangi bir yerindeki belirsizlik, satıştan sonra iş çıkarıyor.
Bu yazı o zinciri baştan sona görmenin yolunu anlatıyor.
Sağlayıcı seçimi üç kapıdan geçiyor
İlk soru ülke desteği gibi görünüyor. Değil.
Üç ayrı kapı var ve üçü de ayrı ayrı açılmak zorunda. Sağlayıcı senin ülkendeki hesaba aktarım yapıyor mu? Sattığın ürün türünü kabul ediyor mu? İhtiyacın olan satış ve abonelik akışını veriyor mu?
Üçünden biri kapalıysa diğer ikisinin açık olması bir işe yaramıyor. Entegrasyona gün ayırmadan önce üçünü de kendi durumun için sor.
Sorunun cevabını forumdan değil sağlayıcının kendi güncel belgesinden al. Bu belgeler değişiyor; bir yıl önce yazılmış bir blog yazısı bugünün koşulunu göstermiyor.
Ülke desteğiyle hesap onayını ayır
Bir sağlayıcının listesinde ülkenin geçmesi, başvurunun kabul edileceği anlamına gelmiyor.
Liste başlangıç uygunluğunu gösteriyor. Hesap incelemesi ayrı bir adım ve orada ürünün, iş modelin ve şirket bilgin ayrıca değerlendiriliyor.
Aynı şekilde, aktarım desteğiyle tahsilat desteği de aynı soru değil. Bir sağlayıcı senin ülkendeki müşteriden tahsilat yapıyor olabilir ama sana aktarım yapmıyor olabilir.
İkisini tek soru gibi ele alırsan, ülke adını bulup sevinen ve iki hafta sonra reddedilen bir başvuru yapıyorsun.
Bu yüzden başvuruyu erken yap. Entegrasyonu bitirip sonra hesap açmaya çalışmak yerine, hesabı açıp sonra entegre et. Ret gelirse en az emeği kaybetmiş olursun.
Ürününün kabul edildiğini doğrula
İndirilebilir bir tasarım dosyasıyla abonelikli bir yazılım aynı ihtiyaçları taşımıyor ve aynı kurallara girmiyor.
Başvurudan önce üç şeyi yaz: ne satıyorsun, alıcıların hangi ülkelerde, şirket bilgin ne? Sonra sağlayıcının kabul ettiği ürün türleriyle karşılaştır.
Bu karşılaştırma yirmi dakika sürüyor. Yanlış sağlayıcıya yapılan entegrasyon günler sürüyor.
Emin değilsen sor. Destek ekibine "şu ürünü şu ülkeden satacağım, kabul ediyor musunuz" diye yazmak, tahmin etmekten hızlı ve yazılı cevap elinde kalıyor.
MoR ne üstleniyor, ne üstlenmiyor
Bu sağlayıcıların çoğu Merchant of Record modeliyle çalışıyor. Müşteriye yapılan satışta satıcı rolünü sağlayıcı üstleniyor; satış vergilerinin ve tahsilatın bir bölümü onun sorumluluğunda yürüyor.
Kapsamı sözleşmesinden oku. Pazarlama sayfasındaki bir cümleden sınırsız muafiyet çıkarma; sözleşme neyi kapsıyorsa o kadarını devretmiş oluyorsun.
Üstlendiği iş gerçek ve değerli. Özellikle farklı ülkelerdeki satış vergisi kurallarını tek tek takip etmek, tek kişilik bir işletmenin kaldıracağı bir yük değil.
Ama üstlendiği iş, senin işinin tamamı değil.
Vergi tek torba değil
"Vergiyi onlar ödüyor" cümlesi farklı vergileri aynı torbaya koyuyor.
Müşteriye yapılan satışın vergisiyle senin işletme kazancın ayrı hesaplar. MoR kullanmak Türkiye'deki şirketinin gelir kaydını ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmıyor.
Hangi belgeyi düzenleyeceğini, tahsilatı nasıl kaydedeceğini ve masrafları nasıl işleyeceğini mali müşavirinle belirle. Vergi ve mevzuat rehberi hangi soruyu kime soracağını ayırıyor; rakamı oradan da almıyorsun.
Tahsilat yolu ile şirket kararı ayrı
Sağlayıcının hesabını onaylaması, hukuki yapının bütün yönleriyle sana uygun olduğu anlamına gelmiyor.
İkisi ilişkili ama ayrı iş kalemleri. Biri tamamlandığında diğerinin bittiğini varsayma.
Bu ayrımı baştan yapmak, altı ay sonra "aslında şu yapıda olmalıydım" cümlesinin önüne geçiyor.
Sıra da önemli. Önce şirket kararını ver, sonra o yapıya uygun tahsilat yolunu seç. Tersi sırada, seçtiğin sağlayıcı şirket yapını belirlemeye başlıyor.
Seçimi kendi satış senaryonla yap
Marka adı tek başına cevap vermiyor. Kendi ürününün akışını yaz ve karşılaştırmayı onun üstünden kur.
İndirilebilir dosya satıyorsan soru teslim üzerinden: ödeme sonrası doğru dosya açılıyor mu, sürüm değişince erişim nasıl işliyor, müşteri makbuzunu bulabiliyor mu?
Abonelik satıyorsan soru yenileme üzerinden: başarısız ödemede ne oluyor, iptal nasıl işliyor, erişim hakkı hangi anda kapanıyor?
API mi hazır ödeme ekranı mı tercih edeceğini de bu akış belirliyor. Hazır ekran hızlı başlatıyor; API akışın üstünde daha çok söz veriyor. İkisi arasında seçim, ne kadar özel bir akışa ihtiyacın olduğuna bakıyor.
İptali de ürün kadar dene
Test ortamında yalnız başarılı satın almayı denemek entegrasyonu tamamlamıyor.
Başarısız ödemeyi dene. İptali dene. İadeyi dene. Kartı dolan bir aboneyi dene.
Kullanıcı iki kez ücret ödediğinde ya da ödeme geçtiği hâlde erişim açılmadığında bunu nasıl fark edeceksin? Bu iki durum en çok şikâyet üreten iki durum ve ikisi de test edilebiliyor.
Sağlayıcının kaydıyla uygulamanın kaydı birbirini göstermeli. İki defter tutmuyorsan, aradaki farkı sana müşteri haber veriyor.
En az iki alanı eşleştir: satın alma kimliği ve erişim kaydı. Bir tarafta olup diğerinde olmayan her satır incelenecek bir satır.
"En ucuz" kendi fiyatınla hesaplanır
Tek bir komisyon oranını bütün satışlara uygulama. Ürün fiyatı, para birimi, işlem türü, iade ve aktarım maliyeti sonucu değiştiriyor.
Kendi fiyatınla küçük bir hesap çıkar: on satış, iki iade, bir para birimi dönüşümü. Çıkan sayı, oran tablosundan farklı bir tablo veriyor.
Yanına destek emeğini de yaz: kaç soru geliyor, kaçını sen cevaplıyorsun?
Daha düşük komisyon, daha az operasyon anlamına gelmiyor. Zamanını da aynı tabloya koyduğunda sıralama değişebiliyor.
İlk seçimi kalıcı sanma da. Hacim büyüdüğünde hesap yeniden yapılıyor; o gün geldiğinde taşıma maliyetini de bilerek karar veriyorsun.
"Bende çalıştı" senin uygunluğun değil
Toplulukta deneyim sorarken şirket ülkeni, ürün türünü ve takıldığın işlemi yaz. Böyle sorulan soruya işe yarar cevap geliyor.
Ama başkasının "bende çalıştı" cevabını kendi uygunluğunun yerine koyma. Aynı sağlayıcı farklı iş modellerinde farklı değerlendirme yapabiliyor.
Deneyim yön gösteriyor, karar vermiyor. Kararı sağlayıcının kendi güncel belgesi ve senin başvurun veriyor.
Bir de kendi kaydını tut. Hangi sağlayıcıya ne zaman başvurdun, hangi cevabı aldın, hangi belgeyi istediler? Altı ay sonra ikinci kez bakarken bu üç satır çok iş görüyor.
Kim için
Yurt dışına dijital ürün ya da abonelik satmayı planlayan herkes için. Ürün yazılım olmak zorunda değil; şablon, kurs ve dosya da aynı zincirden geçiyor.
Hukuki ya da mali görüş arayan için değil. Bu sayfa hangi soruyu kime soracağını ayırıyor; cevabı mali müşavirin ve sağlayıcının belgesi veriyor.
Bir de sağlayıcı sıralaması arayan için değil. Burada oran, ülke listesi ve onay süresi yazmıyor; bunlar döneme göre değişiyor ve yanlış rakam sana zaman olarak dönüyor.
Bugün yapılacak tek şey
Komisyon tablosu yapma.
Bir sayfaya zinciri çiz: satın alma, erişim, iptal, iade, aktarım, muhasebe kaydı.
Her halkanın yanına "bunu kim yapıyor" yaz. Sağlayıcı mı, uygulaman mı, sen mi, mali müşavirin mi? Boş kalan halkayı bul; ilk işin o.
Ödeme düğmesini koymak kolay görünüyor. Asıl iş, satın almadan banka kaydına kadar yolu tamamlamak.