"Tek başıma yazılım yapıp dünyaya satarım."
Bu cümlenin üretim kısmı görünür. Diğer yarısı sessiz.
İnsanlar ürünü nereden bulacak, neden güvenecek, ödeme nasıl alınacak, hata olunca kim bakacak? Bu yazı o sessiz yarıyı anlatıyor.
Küçük ürün, küçük iş demek değil
Mikro-SaaS dar bir ihtiyacı çözen ve tek kişiyle yürütülebilen yazılımı anlatan bir ad. Resmî bir şirket türü değil, gelir sınırı da yok.
Adın vaadi şu: ürün küçük olduğu için iş de küçük kalır. Bu vaat ancak üstlendiğin işin sınırları baştan yazılırsa tutuyor.
Yazılmadığında ürün küçük kalıyor, iş büyüyor. Destek talepleri, ödeme sorunları ve özel istekler birikiyor ve hepsi aynı kişiye geliyor.
Bu yükün bir kısmı da geciktirilemiyor. Ödeme sorunu bekleyemiyor; ürün geliştirme bekleyebiliyor ve genellikle o bekliyor.
Bu yüzden karar üretim kararı değil. Kapsam kararı.
Kapsam kararı da bir kere veriliyor ve her hafta korunuyor. Korunmayan kapsam, üç ayda kendiliğinden genişliyor.
Dar ihtiyaç seçmek küçük düşünmek değil
Bağımsız dil okullarının deneme dersi başvurularını takip eden bir araç düşün.
Bütün okul yönetimini çözmüyorsun. Başvuru geldiğinde kimin yanıt verdiğini, öğrencinin hangi saate yönlendirildiğini ve işlemin nerede beklediğini görünür kılıyorsun.
Dar iş, ürünün kimin için olduğunu anlatmayı kolaylaştırıyor. İlk konuşmayı yapacağın kişiyi de belirginleştiriyor.
Geniş bir tarif ise herkesin kendini bulabileceği kadar boş kalıyor ve kimse kendini bulmuyor.
Dar tarif satışı da kolaylaştırıyor. Kime ne sattığını bir cümlede söyleyebiliyorsun ve o cümle konuşmayı başlatıyor.
Pazarın adını yazmak yetmiyor
"Eğitim sektörü" hâlâ çok geniş bir ifade. Aday müşteriyi bulmaya yaramıyor.
Bağımsız bir dil okulunda bu işi kim yapıyor? Kaç ayrı dosya kullanıyor? Bugün hangi çözüme katlanıyor?
Yakın zamanda yaşanmış bir kayıt sürecini dinle. Aynı ihtiyacı farklı ülkelerdeki insanlar da anlatıyorsa yurt dışına açılma fikrin somut bir dayanak kazanıyor.
Yalnız yabancı dilde bir site hazırlamak bu dayanağı üretmiyor. Dil bir sonuç; dayanak tekrar eden bir ihtiyaç.
Aynı ihtiyacı üç ülkede duyduğunda ürünün de üç ülkede aynı işi yapması gerekiyor. Bu, ürünü dar tutmanın bir başka gerekçesi.
Yapmayacağın işleri de seç
İlk sürümde ders programlama, öğretmen ödemesi ve sınav sistemi dışarıda kalabilir.
Her yeni özellik, başka bir kullanıcının bütün işini ürününe taşıyabiliyor. Tek kişi olduğunda bu genişlemenin bedeli bakımda görünüyor.
Bakım maliyeti de görünmez bir kalem. Özellik bir kere yazılıyor, bir daha hiç bitmiyor.
Üç özellik üç bakım kalemi demek. On özellik, tek kişinin haftasının tamamı.
Bir özelliği eklememek bazen ürünün mevcut sözünü tutabilmenin koşulu. Kapsam dışı listesi de en az özellik listesi kadar ürünün parçası.
Listeyi müşteriye de göster. "Bunu yapmıyoruz" cümlesi güven kaybettirmiyor; yanlış müşteriyi erken eliyor.
Yanlış müşteriyi geç elemek pahalı. Ürününü kendi işine benzetmeye çalışan bir kullanıcı, bütün yol haritanı yiyor.
Yazılımdan önce provayı yap
İhtiyacı anlamak için tam uygulamanın bitmesini bekleme.
Örnek verilerle çalışan tek bir akış ya da elle yürütülen sınırlı bir deneme hazırlayabilirsin. Dil okulu yöneticisine yeni başvuruyu nasıl ele alacağını göster, sonra kendisinin denemesini iste.
Anlatırken anlaşılır görünen şey, kullanıcı tek başına kalınca farklı çalışıyor. İlk gözlemini tasarımın önüne koy.
Bu prova bir hafta kazandırmıyor; bazen bir ay kazandırıyor, çünkü yanlış ürünü yazmanı engelliyor.
Tekrarı önce doğrula
Yazılım tercihinin gerekçesi, müşterinin aynı işi düzenli biçimde yapması olmalı.
Tek seferlik bir sorun için aylık abonelik tasarlarsan ürünün kullanım ritmiyle ödeme ritmi ayrışıyor. Müşteri ilk ay ödüyor, ikinci ay soruyor, üçüncü ay bırakıyor.
Önce tekrarın gerçekten bulunduğunu gör. Tekrar eden işin sınırını bulmak ayrı bir rehberde duruyor.
Abonelik ekranı eklemek tekrar eden ihtiyaç yaratmıyor. Yalnız ölçüyü gizliyor.
Rekabeti özellik sayısıyla kurma
"Küresel rakipler varken bana neden gelsinler?" sorusu haklı ve cevabı var.
Küçük ürünün avantajı herkesten fazla özellik sunmak değil. Belirli bir kullanıcı için daha anlaşılır kurulum, daha dar bir iş ve daha net destek sunabiliyorsun.
Ama bunları iddia olarak bırakma. Kullanıcıya mevcut çözümüyle senin denemeni aynı görev üzerinde karşılaştırma fırsatı ver.
Karşılaştırma yaptırmak cesaret istiyor. Yapmayan ürün de "denemedim" cevabıyla kalıyor.
Karşılaştırmada kaybettiğin yerler de bilgi. Hangi işte yetersiz kaldığını bilmek, kapsam listeni de netleştiriyor.
İşletme kısmını ürünle birlikte hazırla
Hedef ülkede müşterinin satın alma biçimini öğren. Bireysel kart ödemesiyle çalışan küçük bir işletme ile tedarikçi onayı isteyen bir kurum farklı süreçler taşıyor.
Tahsilat yolunu ürünü bitirmeden seç. Sağlayıcı seçiminin üç kapısı ayrı bir rehberde; entegrasyondan önce sorulacak sorular orada duruyor.
Vergi, belge düzeni ve veri işleme yükümlülükleri kendi faaliyetine ve müşterinin konumuna göre değerlendiriliyor. Ürünü geliştirmek bu kararları ortadan kaldırmıyor.
İlk ücretli teslimden önce mali müşavirinle netleştir. Teknik başarıyı bütün işletmenin hazır olmasıyla karıştırma.
Destek sözünü baştan yaz
Destek dilini ve saatini açıkça yaz. Yurt dışına satmak her saat çevrim içi olma sözü vermeni gerektirmiyor.
Ama müşterinin ne beklemesi gerektiğini bilmesi gerekiyor. Belirli çalışma günlerinde yanıt vermeyi planlıyorsan bunu satın alma öncesinde görünür kıl.
Tutamayacağın hızlı destek vaadi, tek kişilik işin takvimini üründen önce dolduruyor.
Yazılı bir destek sözü ayrıca satış aracı. Belirsizlik, alıcıyı büyük rakibe geri gönderiyor.
Tek kişilik bir işte en büyük itiraz da bu: "ya sen bırakırsan?" Sözü yazılı olan, bu itiraza cevap verebiliyor.
İlk hedef bir kullanım zinciri
"Ürünü yayımladım mı?" yanlış soru. Zinciri sor.
Bir hedef kullanıcı ürünü buldu mu, ne işe yaradığını anladı mı, örnek işi tamamladı mı, geri dönmek istedi mi? Her adım farklı bir sorunu gösteriyor.
Başta yüzlerce kullanıcı hedeflemek, ilk birkaç kişinin neden takıldığını duymayı zorlaştırıyor.
Küçük örnekle başlamanın öğretici tarafı burada. Dört eşiğin okunuşu aynı mantıkla çalışıyor.
İlk beş kullanıcıyı isimleriyle tanı. Onların takıldığı yer, sonraki beş yüz kullanıcının da takılacağı yer.
Kim için
Dar bir ihtiyacı görmüş ve onu tek başına çözmek isteyen herkes için. Yazılımcı olmak zorunda değilsin.
Hızlı büyüyen bir şirket kurmak isteyen için değil. Mikro-SaaS'ın vaadi ölçek değil, tek kişiyle sürdürülebilirlik.
İkisi farklı kararlar gerektiriyor. Ölçek isteyen ürün özellik ekliyor; sürdürülebilirlik isteyen ürün kapsam koruyor.
Bugün yapılacak tek şey
Ürün fikrini yazmadan önce bir kişiyi bul.
Seçtiğin dar işi bugün elle yapan birini ara. Son yaptığı süreci anlattır: kaç dosya, kaç mesaj, nerede bekledi?
Sonra iki liste yaz: ilk sürümün yapacağı üç şey ve yapmayacağı beş şey. İkinci liste birinciden uzun olsun.
İki listeyi görünür bir yere as. Üç ay sonra hangisinin büyüdüğüne bakmak, ürünün nereye gittiğini de söylüyor.
Büyüyen liste kapsam dışı olmalı. Birinci liste büyüyorsa ürün de tek kişilik olmaktan çıkıyor.