Klasörler dolu. Yıllarca hazırlanmış materyal.
Ürün yok.
Eksik olan içerik değil, sınır. Bu yazı o sınırı çizmeyi anlatıyor.
Materyal ile ürün ayrı şeyler
Materyal bir kaynak: sunum, çalışma kâğıdı, soru bankası, ders planı.
Ürün bir vaat: birinin belli bir sonuca ulaşmasını sağlayan sınırlı bir paket.
Aradaki farkı içerik miktarı yaratmıyor. Beş yüz sayfalık bir arşiv ürün değil; yirmi sayfalık bir set ürün olabiliyor.
Farkı yaratan şey şu: paketi bitiren kişi ne yapabiliyor?
Bu soru fiyatı da belirliyor. Ne yapabildiği net olan paket, içeriği kalabalık olandan daha kolay satılıyor.
Bu soruya cevap verilemiyorsa ortada henüz bir ürün yok, bir yığın var.
Yığın da değersiz değil. Ürün onun içinden çıkıyor; ama çıkarmak için bir şey seçmek ve gerisini bırakmak gerekiyor.
Tek sonucu seç
Ürünü bir konu üzerinden değil, bir sonuç üzerinden tanımla.
"Matematik" bir konu. "Sekizinci sınıf öğrencisi denklem kurma sorularında takılmayı bırakıyor" bir sonuç.
İkincisi satılabiliyor çünkü kimin neyi çözdüğü belli.
Sonucu seçerken de kendi deneyimine bak: hangi konuda sana en çok soru geliyor, hangi noktada öğrenciler aynı yerde takılıyor?
O nokta senin ürünün. Yıllardır biriken asıl bilgi de orada duruyor.
O bilgiyi bir başkası kopyalayamıyor da. Hangi açıklamanın tuttuğunu bilmek, ancak sınıfta öğrenilen bir şey.
Kimin için olduğunu daralt
"Öğrenciler" bir kitle değil. Hangi sınıf, hangi seviye, hangi sorunla?
Dar tanım satın almayı kolaylaştırıyor. Kendi durumunu gören kişi, uygun olup olmadığını düşünmüyor.
Geniş tanım ise kimseye ait olmuyor. Herkese uygun görünen ürün kimseye özel gelmiyor.
Alıcının kim olduğunu da ayrıca düşün. Öğrenci mi alıyor, veli mi, kurum mu?
Üçü farklı dille konuşuyor ve farklı şeye bakıyor.
Veli sonuca bakıyor, öğrenci kolaylığa, kurum uyumluluğa. İlk ürün için birini seç ve ona yaz.
Kapsamı bir sayfaya yaz
Ürünü tek sayfada tanımla: kim, hangi sonuç, ne dahil, ne değil, ne kadar sürüyor?
"Ne değil" satırı en çok işe yarayan satır. Yazılmadığında kapsam her hafta genişliyor ve ürün bitmiyor.
Süreyi de yaz: alıcı bunu kaç saatte, kaç günde bitiriyor?
Süre yazılmış ürün daha çok bitiriliyor. Bitirilen ürün de tavsiye ediliyor.
Sayfayı bir meslektaşına göster. Anlamadığı yer, satış sayfanda da anlaşılmayacak yer.
Bir de veliye göster. Eğitim dilini bilmeyen birinin anlamadığı cümle, satın alma anında da anlaşılmıyor.
Küçük bir sürümle başla
İlk ürün bir kurs olmak zorunda değil.
Bir çalışma seti, bir kontrol listesi, bir şablon paketi ya da tek bir konuyu çözen kısa bir rehber; hepsi ürün.
Küçük ürün hem bitiyor hem sınanıyor. Büyük ürün çoğu zaman üçüncü haftada duruyor.
Video özellikle dikkat istiyor. En uzun süren ve en çok yarım kalan biçim o.
İlk sürümü metin ve şablonla çıkar. Video ikinci turda, talep gördükten sonra gelebilir.
Biçimi seçerken kendi çalışma düzenini de düşün. Ders dışında bulduğun zaman parça parçaysa, video çekimi o parçalara sığmıyor.
Yapay zekâ neyi hızlandırıyor
Hızlanan şey üretim: varyasyon çıkarmak, aynı soruyu farklı seviyelerde yazmak, çözüm anlatımını iki farklı dille kurmak.
Hızlanmayan şey pedagoji. Hangi sırayla öğretileceği, nerede takılınacağı ve hangi örneğin tutacağı senin bilgin.
Bu yüzden akışı ters kurma. Önce sıra ve örnekler senden çıksın, üretim sonra gelsin.
Üretilen her şeyi de kontrol et. Yanlış bir çözüm, öğretmen olarak itibarını doğrudan etkiliyor.
Bir de tekdüzelikten kaçın. Aynı kalıpla üretilmiş yirmi soru, öğrenciyi ikinci sayfada bırakıyor.
Soru tiplerini de çeşitlendir. Aynı kazanımı farklı biçimlerde soran set, çok daha iyi çalışıyor.
Ücretsiz bir parça bırak
Kimse tanımadığı bir öğretmenden ürün almıyor.
Küçük ve tam bir parçayı ücretsiz ver: tek bir konu, tek bir çalışma kâğıdı, tek bir anlatım.
Ücretsiz parça bir tanıtım değil, bir örnek olmalı. Kalitesi ürünün kalitesini gösteriyor.
Bu parça aynı zamanda sınama da oluyor. İndirilmiyor ve kullanılmıyorsa ürün de satılmıyor.
Kullanılıyorsa ve soru geliyorsa elinde bir sinyal var demektir.
Gelen soruları da topla. Ücretsiz parçaya gelen sorular, ücretli ürünün içeriğini yazıyor.
İlk alıcıları tanıdıklarından bul
İlk satışlar neredeyse her zaman yakın çevreden çıkıyor.
Veliler, meslektaşlar, eski öğrenciler ve onların yönlendirdiği kişiler. Bu liste sandığından uzun.
Satış yapmak yerine haber ver: ne hazırladın, kime yarıyor, nereden alınıyor?
İlk ücretli müşteriyi bulmak ayrı bir rehberde; oradaki sıra burada da aynı işliyor.
Beş kişi aldığında ürün gerçek olmuş oluyor. Sonrası dağıtım işi.
O beş kişiyle de konuş. Neyi beğendikleri ve nerede takıldıkları, ikinci ürünün içeriğini yazıyor.
Hak tarafını önce çöz
Okulda ya da kurumda hazırlanan materyalin hakları her zaman sende olmuyor.
Sözleşmene bak: mesai dışı çalışma, fikrî mülkiyet ve rekabet maddeleri kurumdan kuruma değişiyor.
Kullandığın görsellerin, metinlerin ve kaynakların hakları da ayrı bir konu.
Burada kesin bir cevap yazmıyorum çünkü sözleşmene ve kurumuna özgü. Yapılacak iş, soruyu bir hukukçuya sormak.
Bu soruyu ürünü yayınlamadan önce sor. Sonradan gelen bir itiraz, bitmiş bir işi durduruyor.
İkinci ürünü birinciden çıkar
İlk ürün satıldıktan sonra en sık yapılan hata, tamamen yeni bir konuya geçmek.
Oysa en kolay ikinci ürün, birincinin yanında duran ürün: aynı kitleye, bir sonraki adımı veren paket.
Aynı kişiye ikinci kez satmak, yeni birine ilk kez satmaktan çok daha kolay.
Bu yüzden ilk ürünü bitirenlerin listesini tut. Onlara ne eksik geldiğini sorman yeterli.
Üçüncü üründe artık bir seri oluşuyor ve seri, tek tek ürünlerden daha kolay anlatılıyor.
Sınıfta sınadığın şeyi sat
En güçlü ürünler, daha önce sınıfta denenmiş olanlar.
Hangi anlatım tuttu, hangi sıra işe yaradı, hangi örnekte gözler aydınlandı? Bunların hepsi ölçülmüş bilgi.
Hiç denenmemiş bir içerik ise bir varsayım. Satıldıktan sonra öğrenilen eksikler pahalıya patlıyor.
Bu yüzden ilk ürünü kendi derslerinden çıkar. Malzeme zaten sınanmış hâlde duruyor.
Denemediğin bir konu varsa da önce sınıfta dene. Bir dönem beklemek, yanlış bir ürünü düzeltmekten kısa.
Sınıfta denerken de not tut: nerede duraklandı, hangi soru tekrar geldi? O notlar ürünün içeriği oluyor.
Kim için
Kendi eğitim içeriğini biriktirmiş öğretmenler, akademisyenler ve eğitmenler için.
Kurs ya da atölye verenler için de aynı sıra geçerli. Orada değişen tek şey teslim biçimi.
Büyük bir eğitim platformu kurmak isteyen için değil. Burada anlatılan şey tek bir ürünün çıkması.
Bugün yapılacak tek şey
Klasörleri düzenlemeye başlama.
Bir cümle yaz: kim, hangi sonuca ulaşacak? Konu adı değil, sonuç yaz.
Sonra elindeki materyalden yalnız o sonuca hizmet edenleri ayır. Geri kalanını kapat.
Ayrılan yığın büyükse bir kez daha daralt. Kalan şey ilk ürünün ve muhtemelen sandığından küçük.